Kep Sonsuz Aşk ∞: 2016

1 Ekim 2016 Cumartesi

Ütopik Yaşam



Yemyeşil uçsuz bucaksız bir ormanda sabah sporu, akşam yürüyüşleri kadar insanı dinlendiren bir velinimet olamaz herhalde günün tüm yorgunluğunu sakince atabileceğiniz doğal ortam , mis gibi hava ,kuş sesleri , huzur...
Doğanın insanlara faydalarını saymakla bitiremeyiz herhalde ,benim hayallerimden biriside şehrin kalabalığından uzak etrafı 
ormanlarla çevrili tam bir doğa harikasının ortasında huzur içinde yaşamak,böylelikle dünyaya gelecek olan çocuklarımı da şehrin kalabalığına,teknolojinin içine sokmadan ,doğada ,toprakla, çamurla,yapraklarla,üstlerini kirleterek düşe kalka büyütebilirim şimdiki çocuklar teknolojinin tam göbeğine doğuyor ,doğdukları gibi ellerine bir tablet verilip,zararlı olan sosyal medya hesaplarına salınıyor böyle bir şeyi hiç onaylamıyorum çocuklar resmen ailelerine yük olmasın beyinleri uyuşsun diye eline tablet verilip süs gibi kenara atılıyor sonra o sosyal mecraya saldığınız çocuklarda kişisel gelişimini tamamlayamamış bireyler olarak gelişiyor,bir annenin çocuğuna verebileceği en güzel şeylerden biri de çocuğunu doğayla kaynaştırmak,mutlu ,hayat dolu                     bireyler yetiştirmek.
Bugün için ütopik gibi görünebilir ama isteyip, hayal ettikten sonra imkansız değil hiçbir şey sonuçta herkes yaşamak istediği hayatı kendi kurmuyormu ,bende hayallerim doğrultusunda adımlar atarsam ,istediğim yaşam tarzına sahip olabilirim ,umarım sizde hayallerinizde kurguladığınız o huzurlu hayata kavuşursunuz sevgilerimle.

30 Eylül 2016 Cuma

Geçinmeye Gönlün Varmı?

İki insanın hayatını birleştirmeye karar vermesi herhalde hayatta verdikleri en radikal kararlardan birtanesi oluyor bu yola girerken iki tarafında kafasında bu evliliği nasıl mutlu ve huzurlu sürdürebilirim ? sorusu olmalı eğer ki kimsenin derdini çekemem ben rahat insanım diyorsanız evlilik kurumunun kapısından bile geçmeyin derim bu hayatı hem kendinize hem karşınızdakine işkence haline getirmeye gerek yok.
Evlilik gibi ciddi ve cesurca bir karar veriyorsanız öncelikle eşinizle geçinmeye gönlünüz olmalı en ufak tartışmalarda kapıyı çekip çıkmak çözüm değil belli saatler arası sakinleşmeye çalışabilirsiniz fakat dediğim gibi çekip gitmek doğru bir tepki değil karşınızdakinde terkedilmişlik hissi yaratacaktır ve evliliğinizde derinden açılacak yaralara sebep olacaktır.
Eğer ki sevdiğiniz bir insanla evliyseniz yüzünüz gülüyorsa her şeyi görüp duymayın ,birazcık ta olsa gözünüzü kapayın yani geçinmeye gönlünüz olsun, eşiniz belki gün içinde işte çok yoruldu yada canını sıkacak bir şeyler terslikler oldu ve size biraz sinirli geldi siz onun sevdiği şeyleri yada mutlu olacağı etkinlikler yaparak onun yüzünü güldürmeyi başarabilirsiniz diyorum ya geçinmeye gönlünüz varsa mutlu olmak için sebep ararsınız yoksaki bu bir felaket karşı saldırı yapma gereği tartışmalar tartışmalar buna can dayanmaz bunu kendinizede eşinizede yapmayın lütfen.
Diyorsanız ki biz daha ilişkimizi yola sokamadık nerden çıktı evlilik? şöyle söyliyim şurdan çıktı Kanal D'de Renkli Sayfalar programına katılan Seda Akgül'ün boşanmasıyla alakalı anlattıklarından etkilenmem sonucu fikrimi sizlerle paylaşmak istedim Seda Akgül'ün biz kadınlar için güçlü ve idol bir karakter olduğunu düşünüyorum yaşadığı olaylara ne kadar sakinlikle ve sabırla yaklaşmış bu konu hakkında tek cümle yorumumu söyliyim hiçbir kadın evliliğinin ilk haftası evde yalnız oturmayı haketmez hemde eşi nerelerde kimlerle yemek yerken bu benim açımdan normal görülmesi imkansızlık ötesi bu hikayede geçinmeye gönlü olan tek kişi Seda Akgül gerçekten tek taraflı olması hikayenin sonlanmasına sebep yazık sadece yazık o kadının verdiği emeklere içindeki duygulara ,o insan üstü bir sabır göstemiş, kendisini gerçekten tebrik ediyorum bunu her kadın bu güçlükle kaldıramaz ama ilahi adalete çok çok inanan bir insanım eminimki herkes yaşattığını yaşayacak yerini zamanını kimse bilemez.
Umarım siz kendinize geçinmeye gönlü olan altın kalpli insanlar bulursunuz demişler ya evlenin iyi birini bulursanız mutlu olursunuz bulamazsanız filozof diye :) ben böyle konuşuyorum fakat evlide değilim sadece çok fazla gözlem yapan ,insan hayatlarıyla ilgilenen, araştıran ,belli bir birikime sahip biriyim bu yazımla bir hayata bir insanın bile fikrine dokunabildiysem ne mutlu bana;
İyi niyetli tüm dostlara sevgilerle...

Seda Akgül'ün konuşmasını dinlemeyenler için şuraya bağlantıyı bırakıyorum:
https://www.youtube.com/watch?v=QQWraQ_edJs 

9 Nisan 2016 Cumartesi

Polyannacılık Felsefesi


Hayatta insanın başına herşey gelebilir iyi veya kötü böyle durumlarda güçlü kalabilmeyi başarmalıyız. Yoksa her türlü kötü niyetli kişiler bizim etrafımızı kuşatarak öyle yap , böyle yap diye size bir ton saçmalıklar sıralayacaklar. Hayatta gerçekten insanın kendinden başka dostu olmuyo malesef tek başına üzülüyosun ,herşeyi biyere kadar anlatmaya çalışıyosun yine yalnızsın. İşte bunun için kendimize bir koruma kalkanı oluşturmamız gerekiyor güçlü kalabilmemiz için. Bunun için her söylenen lafı dikkate almayın. İnsanların ne söylediklerini çok fazla umursamayın o ne dedi bu ne dedi diye yaşarsanız mutsuzluk içinde yaşamaya mahkum olursunuz , kafayı yersiniz biraz rahat olmak gerekiyor sanırım fiziksel sağlığımız kadar ruh sağlığımızda önemli çünkü , hatta fiziksel sağlıktan çok daha önemli, bir kere bozdunuzmu kafayı toparlanmak hiç kolay olmuyo. Allah herkese başta akıl sağlığı versin o olmadan yaşanmıyor malum :)
Polyanna olabilirsiniz mesela çizgi bir karakter ama bardağın dolu tarafını görebiliyormu görüyor bence bazen onun gibi saf bir karakter olup hayata pembe gözlüklerle bakmak gerek , sizi üzebilicek şeyleri görmezden ,duymazdan gelin mutluluk peşinde koşun bu sizin hayat felsefeniz olsun.
Güzel bakın olaylara güzel görün herşeyi , bardağın dolu tarafı diye bir tabir varya oradan bakmaya çalışın hayata çünkü hayat üzülmeye değmeyecek kadar kısa güzel anılar biriktirmek varken neden üzülüp durasınız ki olaylara bunun için sağlam bir psikoloji lazım , birde gülebilecek kadar güç , umarım sizde de bu güç vardır kendinize iyi bakın.

MAC Fix+ Brume Fixante Sprey


Çok amaçla kullanabileceğiniz makyaj sabitleyici bir spreydir. Makyajınızı yaptıktan sonra M.A.C Fix+ Çok Amaçlı Sprey ile rahatlıkla sabitleyebilirsiniz. Bu ürün, içeriğindeki yeşil çay, salatalık ve papatya özü ile cildini tazeleyip ferahlatırken makyajınızın akmasını engelliyor. Buzdolabında saklanırsa daha ferah bir his elde edilebilir. Ürün makyaj yapmaya başlamadan önce de yüze püskürtülürse mükemmel bir makyaj bazı görevi görecektir.
Ve bu ürünü kullandıktan sonra cildinizde yapışma hissi bırakmaması da çok hoş , günlük makyaj rutininizde rahatlıkla kullanabilirsiniz.

8 Nisan 2016 Cuma

NAKED FLUSHED


Bronzer, aydınlatıcı ve allık.Üçü birarada!!!

 İpeksi bronzer, aydınlatıcı ve allık ile Naked yanaklarına canlı bir renk verir. Bu renk tonu cildin üzerinde ışığı dağıtarak aydınlık ve taze bir görünüm verir.

Naked Flushed'ı nasıl kullanacağın tamamen sana bağlı. İster içindeki ipeksi pudralardan birini tek başına kullan; ya da doğru etkiyi yakalamak için birbirleriyle karıştır . Daha sonra bu göz alıcı parlaklığın tadını çıkar.

Cildinde harika bir his uyandıran, lüks bir dokuya sahip. Yoğun pigmentli renk tonları hoş bir şekilde karışır. Ve sonuç? Kusursuz bir görünüm.

Naked, pembe renk tonlarını barındırır. Streak, şeftalimsi ve koral tonları içerirken Native açık pembe tonlarını ve Strip (4'ü arasındaki en koyusu) leylak rengini içerir. Hangisini seçeceğine karar veremedin mi? Her biri tüm cilt tipleri için uygun, bu yüzden yanlış seçim yapmana imkan yok.

Naked Flushed kolay açılan, büyük aynalı kapağı ile şık bir kutunun içindedir. Gün içinde makyajını tazelemek veya seyahat etmek için kolay taşınabilir bir tasarıma sahip. Ama bu seni yanıltmasın, Naked Flushed'ın içindeki bronzer, aydınlatıcı ve allık tam boy.

Avon Yüz Temizleme Aleti














Cildini ıslat, Nutra Effects temizleyicini cildine uygula.
  1. Ana gövdeye seçtiğin fırça başlığını yerleştir.
  2. Alın bölgesinde yaklaşık 20 saniye uygula.
  3. Burun ve çene bölgesine yaklaşık 20 saniye uygula.
  4. Her bir yanağına  yaklaşık 10'ar saniye uygula.
  5. Dilersen fırçayı değiştirerek uygulamayı tekrarla3
Cildinizde sivilce vb. kabartılar varsa sık sık bu cihazla uygulama yapmayın haftada 1-2 kere yapabilirsiniz ama eğer böyle bir sıkıntınız yoksa her sabah rahatlıkla yüz temizleyicinizle birlikte kullanabilirsiniz.
Sabah yaptığınız makyajı akşam eve gelip çıkardıktan sonra bu aletli kullanığınızda cildinizde derinlemesine bir temizlik yaptığınızı hissediyorsunuz ve bu müthiş bir duygu.
Not:Önce fırça gibi olan ucuyla sonra silikon olan fırçasıyla temizlerseniz daha etkili bir sonuç alırsınız.

26 Mart 2016 Cumartesi

Mutlu Bir İlişkinin 10 Kuralı

10-Kendinizi de , Karşınızdakini de Sürekli Olarak Bunaltmayın












Bir ilişki yaşıyor olmanız, günün 24 saatini beraber geçirmeniz anlamına gelmiyor. Herşeyde olduğu gibi burda da bir denge kurmanız çok önemli. Birlikte vakit geçirmekten ne kadar hoşlanıyor olursanız olun, herkesin sevdiği bir hobisi olması önemli. Sizin böyle bir hobiniz yoksa da en azından karşınızdakinin bir hobisi olmasına saygı gösterin. Ayrı geçirdiğiniz zamanların sonunda herdefasında sizi daha çok özlemiş olarak yanınıza geleceğini de unutmayın.Sürekli olarak dır dır etmek ne sizi nede karşınızdakini mutlu eder.

9-Empati Kurun














Maalesef çoğu kez empati kurmayı hiç beceremiyoruz. Bunu başarabilen insanlar , hayatlarında yaşadıkları ilişkilerde bir o kadar mutlu olmayı başarabiliyor. Mesela sevgiliniz o gün normalde olduğundan çok sinirli ve size sebepsizce bağırıyor. Ozaman biz ne yapıyoruz? Hemen karşı saldırı, daha çok bağıralım ki aman altta kalmayalım değil mi? Oysaki bir ilişki de her zaman 1 kişi bağırmaz , gün gelicek onun yaşadıklarını anlayarak siz susacaksınız, gün gelicek o. Ama burda da yine yapılan empatinin çift taraflı yapılıyor olması önemli tabiki. Karşılıklı olarak hassas noktalarınızı bilerek daha anlayışlı olabilirsiniz.

8-Sürprizler Yapın








Sevgi ilgi ister, beslenmek ister normal olarak da küçük sürprizlerle de karşınızdakini çok özel ve mutlu hissettirebilirsiniz. Çaba göstermek gerekiyor bir ilişkiyi oturtmak, oturttuktan sonra da devam ettirebilmek için. Bir çok ilişkinin en başında birbirlerine sürprizler yapan insanlar, bir süre sonra birbirleri için hiçbir çaba harcamamaya başlıyorlar.İlişkinin temel taşlarından olan sevgi emek ister ,ilgi ister…

7-Başbaşa Zaman Geçirmek







Ne kadar yoğun olduğunuzun bir önemi yok. Sevgilinize zaman ayırmalı, onun isteklerine karşı duyarlı olduğunuzu ona göstermelisiniz. Başbaşa geçirilen bir akşam yemeği, ya da beraber sinemaya gitmeniz bile yeterli…

6-Açık Olun









Sevgilinizin yaptığı bir davranıştan dolayı kızgınsanız, bunu sakın içinize atmayın. İçinize attığınız herşey , katbe kat büyüyerek ona geri dönecektir. Bu yüzden canınızı sıkan şeyleri sıcağı sıcağına konuşun, açık olun ki dağ dağa küsmüs dağın haberi yok olayına da düşmeyesiniz :)

5. Sinirlerinize Hakim Olmayı Öğrenin









Sabır sabır sabır… Bir ilişkinin insana kazandırdığı en önemli erdemlerden biri kuşkusuz sabırlı olmaktır. Sevgilinize karşı açık olun diyorum ama bodozlama olayın üstüne giderek de bağırıp çağırmanın kimseye bir yararı olmayacaktır. Önce derin nefesler alın, o anda ona ne kadar sinirliyseniz de , bunu kavga sırasında bağırarak atmayın sessiz kalmayı tercih etseniz daha iyi olacaktır. Nasıl olsa geçecek, bu yüzden ağzınızdan çıkanı kulağınız duysun!

4. Birlikte Gülün








Bir çiftin, başbaşa kimseye veya birşeye ihtiyacı olmadan gülüyor olması bence mutlu bir ilişkinin en önemli kurallarından bir tanesi.Aranızda bir espiriniz veya paylaşmaktan hoşlandığınız ortak bir konunuz varsa değmeyin keyfinize.

3. Onu Düşündüğünüzü Gösterin










Kadınlarda erkekler de düşünülmek ve düşünüldüğünü görmek ister. Bu değişmez kaide ve mutlu bir ilişkinin değişmez kuralıdır. İlgi göstermek için de illaki büyük organizasyonlar yapmanıza gerek yok. Yanınızda otururken onun yanağını okşamak bile onu sevdiğinizi gösterecektir.

2. Onu Değiştirmeye Çalışmayın












Tehdit ettiniz, yalvardınız, sevgiyle yaklaştınız ama olmadı değiştiremediniz değil mi? Çünkü siz karşındakini değiştirme gücüne sahip değilsiniz. Önce bunu bir kabul edin… O istemediği sürece, kısa vadede küçük değişiklikler yaratabilirsiniz ama huylu huyundan vazgeçer mi? Geçer aslında… ama sadece o isterse! Onu olduğu gibi kabul edin. Bazı özelliklerini sevmiyor olabilirsiniz, ama onu değiştirmek, onu o şekilde kabul etmekten çok daha sancılı olacaktır. Mutlu ilişkilerin sırrı, karşındakini olduğu gibi kabul etmekten geçiyor.

1. Ona Sevdiğinizi Söyleyin













Uzun süreli ilişkiler, yeni başlayan ilişkiler gibi değildir. Artık sevgiline sevdiğini söyleme gereği hissetmez insan. Nasıl olsa karşındaki biliyordur bunu. Ama insanız işte, herkes sevildiğini duymak ister. Sadece göstermek de yetmez üstelik. Hem göstereceksin hem de söyleyeceksin sevgi paylaştıkça çoğalır unutmayın.

29 Şubat 2016 Pazartesi

Özür Dilemek Hataya Teşvik Ediyor














Ben hiç hata yapmam , özür falanda dilemem diyen yoktur herhalde. Evet insan hata yapabilir fakat özür dilemek karşısındakinin duygularını hiçbir şekilde değiştirmez.Hata yap özür dile tekrar hata yap!
Nasıl olsa affedilir düşüncesiyle bir kaçış olarak görüyorum özür dilemeyi seninle uğraşmak istemiyor al sana özür bu şekil bir tutum ne karşınızdakini tatmin eder nede vicdanınızı rahatlatır sadece kendinizi kandırmaya çalışırsınız başaramazsınız.

Gerçekten pişman olduğunuzu davranışlarınızla göstermek varken kuru bir özür hiçbir şeyi çözmez.
Özrün mutlaka kabul edileceği gibi bir anlayış var , yok öyle şey.
Kişi özrünüzü kabul edebilir veya etmeyebilir yarattığınız herhangi bir hasar giderilmiş olmuyor malesef fotoğraftaki söz herşeyi açıklıyor aslında.

Kadına Şiddete Hayır!!!














Güzel ülkemizde iyi hal indirimleri , bir caninin kravat takıp insan şekline girmeye çalışması onun cezasını hafifletebiliyor ne kadar acı.
Binlerce ağlayan ailenin yüreğine bir ateş daha düşürmek gibi. Demokratik bir ülkede yaşıyoruz diyoruz ama suçu kadına çevirmek adına onlarca bahaneler atılıyor. O insan kılıklılara neden bir kılıf uydurmaya çalışıyor bu adalet.
Bir kadına ,yani kendinden güç olarak daha hafif bir canlıya canice şiddet uygulamak ne kadar acizce yazık. Kendisini ezmişler ,kendi hemcinslerine gücü yetmemiş de bir kadına şiddet uyguluyor buna söylenecek çok söz varda malesef burada kullanmak pek uygun olmaz.
Peki bu canilerin kalplerini , vicdanlarını , kişiliklerini bir kenara atalım bu kadar olan davalar üzerine neden hala kadına şiddet son bulmuyor , cezalar caydırıcı olması gerekirken cazip geliyor da ondan.
Keşke demokratik bir ülke olmasaydık da böyle insan kılıklı şahıslar hak ettikleri cezaları bulabilseydi , her olayda biz demokratik bir ülkeyiz diyoruz da ne kadar buna uygun yaşayabiliyoruz, bu cezalara gelince o demokrasi devreye giriyor  masum bir meleği katleden caniye basit bir kravat taktığı ceza indirimi uygulanıyor.
Sadece bu dünya da adalet var sanıyor bu adalet sistemini düzenleyenler binlerce masum kadının hakkını nasıl ödeyecekler çok merak ediyorum.
DAHA FERAH VE İNSANCA YAŞAYABİLECEĞİMİZ,  KADINA ŞİDDETİN SON BULDUĞU GERÇEK DEMOKRASİNİN İŞLEDİĞİ HUZURLU BİR ÜLKE OLSUN İSTİYORUM TÜRKİYE CUMHURİYETİ.

22 Şubat 2016 Pazartesi

İçinizdeki Çocuğa Sarılın















İnsan etrafında konuşacak birini bulamadığında kaleme sarılıyor bence en güzel kendini anlatma ,içini dökme biçimi bu.
Konuşup anlatamadığınız şeyleri rahatlıkla kağıda dökebiliyorsunuz. Bence mükemmel birşey bu zamanınızı kalıcı kılmak adına satırlar yazmak ve kendini en doğal  biçimiyle dağıtmak.
Etrafınızda sizi anlamayan kişiler olduğunu düşündüğünüz zaman içinizdeki çocuğa sarılın bir resim çizebilirsiniz mesela ruh halinizi anlatan en basitindem karalama bile yapabilirsiniz yeterki içinizi doldurup patlama noktasına gelmeyin elinizden geldiğince içinizi boşaltmak adına hobiler edinebilirsiniz.
Siz içinizin dolmamasına gayret edin biriktirmeyin ki kırılmayın içinizdeki çocuğa  sarıldığınızda etraftakiler resim mi çiziyorsun ,ne karalıyosun gibi alay geçme amaçlı cümleleri etkilemesin sizi.
Siz içinizi feraha ulaştırmak için çabalayın.

Umutlu Yarınlar İçin












Hayatımız boyunca mutlu olmak istiyorsak eğer, bulunduğumuz konumdan şikayet  etmeyi bırakıp,olduğumuz yerde mutlu kalmayı başarabilmeliyiz. Her ne konumda olursak olalım bulunduğumuz  koşulları  eğlenebileceğimiz hale dönüştürebiliriz. Eğer  bu felsefeyi uygulayabilirsek hayatımızın her kısmında  mutlu olmayı başarabiliriz. Sürekli şikâyet ederek, çaba  göstermeden  bir yerlere gelmeyi hayal bile etmeyin. Hayat kısa ve bize nasıl  kapılar  açıyorsa şükretmeyi bilmeliyiz az veya çok  derecelere  takılmayın mutlu olmayı  öğrenin.
Mutlu olmak için  önünüze engeller  koymayın,  siz nefes aldıkça yapamayacağınız hiçbir şey yok, bunun için zamanlamaya kafa yormayın önünüzdeki engelleri kaldırın.
Mutluluk perdesini aralamak sandığınız kadar zor değil  bardağın dolu tarafını görebilene, bardağın diğer  tarafından bakarsanızda aşılmaz bir dağ çıkacak karşınıza ,yorulacaksınız, yıpranacaksınız bunun için  siz güzel  bakın güzel görün mutlu bir ömür için.
Siz siz olun hayatta sizi mutlu eden şeylerin arayışında olun gerikalanı adım atmaya bile değmeyecek boşluklar ve o boşlukları mutsuzlukla doldurmanıza gerek yok bol bol huzur ekin, mutluluk ekin o boşluklara.
Gülümsemenizi yüzünüzden düşürmeyin.

20 Şubat 2016 Cumartesi

Öfkenizi Kontrol Altına Almak İster Misiniz?













Hemen hemen gündelik hayatımızda bizi yoran ve normal olarak tahammül sınırımızı sıfıra düşüren birçok durumla karşı karşıya kalabiliyoruz iş yerinde ,trafikte vb. birçok ortamda peki bu öfkemizi kontrol altına alabilir miyiz? Hadi hemen maddeleri sıralayalım;

》Sayı saymak herhangi bir öfke krizinde sakinleştirici görevindedir. Sayarken zaman geçiyor, konuyla ilgili dikkatimiz dağılıyor ve sakinleşme sürecine geçiyoruz.Sinirlilik anında ortaya çıkan enerji, zaten gergin olan durumu daha da kötüye götürüyor ve saldırgan davranış ve sözlere neden oluyor. Ama örneğin 30'a kadar saydığınız zaman hem zaman geçiyor hem de sizi sinirlendiren olaydan uzaklaşmanızı sağlıyor
》Yanınızda mutlaka, baktığınız zaman sizi mutlu hissettiren bir fotoğraf taşıyın.

》Cevap vermeden önce derin derin nefes alın.

》Niye sinirli olduğunuzu izah edin. Karşınızdakinin yaptığı hatanın yol açtığı etkinin geleceğinizi olumsuz etkileyeceğini anlatın.

》Karşınızdakini yargılar şekilde konuşmayın. Eğer bu tavrı takınırsanız öfke ortamını daha da alevlendirmiş olursunuz.

》Kendinizi karşınızdakinin yerine koyun, duruma onun gözüyle bakın.

》Sinirlenmeye başladığınızda mekanı hızla değiştirin. Öfke ortamından uzaklaşmanız sakinleşmenize büyük oranda yardımcı olacaktır.

》Öfke sonrasındaki pişmanlığınızı düşünün sanırım en büyük yardımcınız bu olacaktır. Genellikle öfkeliyken söylediğimiz ve yaptığımız birçok şey için sonrasında üzüntü duyarız bunun için öfke anında bunu düşünmeye gayret gösterin.

Öfke her ne kadar dindirmesi zor bir güçlük olsa buradaki maddeleri aklınıza getirerek bir nebze olsun hem kendinizi hem karşınızdakini kırmamış olacaksınız. Beden sağlığınız kadar ruh sağlığınıza da özen gösterin , ruhunuzu yıpratmayın mutlulukla kalın.

25 Ocak 2016 Pazartesi

Dayanaksız Güven













Bir bayanın kendi kimliğinden hiçbir şekilde ödün vermemesi gerekir ne girdiği ortam , ne yaşadığı yer etkilememeli çünkü bir bayanın doğuştan bence bir ağırlığı var  bunun dışına çıktığınız zaman çokta hoş bir görüntü oluşturmuyor dışarıdan.
Bu ahlak dersi yada cinsiyet ayrımcılığı olarak algılanmasın kimsenin burada kimseye ahlak dersi verme gibi bir üstünlüğü yok sadece anlatmak istediğim bir bayan davranışlarına ve ses tonuna bulunduğu ortama göre ayar vermesi gerekli. 
Neden böyle bir yazı yazma ihtiyacı duydum derseniz etrafta kendini öne çıkarmak adına kendini rezil eden kişiler gördüm hiç yakıştıramıyorum ne biliyim sadece banamı değişik geliyo bilmiyorum böyle kişiler kaşı gözü ayrı oynayan , yalandan kahkahalar atan , sesini herkese duyurmak için bağırarak konuşan tipler ne biliyim değişik birde bunu hemcinslerimden görünce daha bir üzülüyorum.
Hanımefendiliğini konuşturmak varken neden egolarının kurbanı olurlar anlayamıyorum kime ne göstermeye , neyi kanıtlamaya çalışıyorlar bilemiyorum.
Umarım kimseyi kırıp, incitmemişimdir yazmak istediğim çok şey varda bu konu hakkında buraya yazabildiğim bu kadarı şimdilik.
Sabırla okuduğunuz için teşekkür ederim.
Dilerim ki kimse kendi benliğinden ödün vermek pahasına  egolarına yenilmez.

23 Ocak 2016 Cumartesi

Beauty Bleender Sırları










Beauty bleender’larda ilk değineceğimiz noktalardan biri bu süngerlerin hem ıslak hem kuru olarak kullanılabiliyor uluşu.Islak olarak kullanmak hem temizleme açısından;hemde daha doğal görünüm yakalamak açısından daha avantajlı.Yüzünüzde fondöten tarzı kapatıcıların olup olmadığı belli olmayacaktır.Kuru kullanımda tam doğal bir görünümü yakalayamayabilirsiniz.
Eğer ıslak kullanmak istiyorsanız;bir kaba su koyun içine atın 5 dakika beklettikten sonra kullanıma hazır hale gelecektir.

 Beauty bleender'ın pembe sivri tarafıyla göz altınıza rahatlıkla uygulama yapabilirsiniz.
Bu mavi yuvarlak tarafıyla da yüzünüzün istediğiniz kısmına fondöteni rahatlıkla uygulayabilirsiniz.Beauty bleender ile uygulamalarınız çok doğal bir görünüme kavuşur.Fondöteni hafif uygulamak için en güzel yöntem.Maske gibi duran ten makyajınızı doğal hale getirmek için de kullanabilirsiniz ve fırça izi derdiniz de olmaz.Son olarak likit, kapatıcı,aydınlatıcı vs. ürünlerinizi kullanmada da uygulayabilirsiniz.

12 Ocak 2016 Salı

Maskeler Diyarı













Eğer hayatta mutlu olmak istiyorsanız dışarıdan nasıl göründüğünüzü önemsemeyin ve insanların karşınızda saçma sapan bilmişlik yapmasına izin vermeyin.Unutmayın kimse kimsenin bu devirde iyiliğini istemiyor başkaları sizi nasıl görmek istiyorsa o şekle sokmaya çalışır siz buna imkan vermeyin dinleyin ama siz kendinize doğru geleni yapın.Siz ne kadar mutlu olursanız etrafınızdakiler o kadar mutsuz olmanızı istiyor aslında çok basit bir kıskançlık psikolojisi ama yapacak bir şey yok kendinize bu gibi durumlarda koruma alanı oluşturmanız gerekiyor karşınızdakine "Dur" demeyi bilmelisiniz ki  o da sınırını bilmeli.Etrafınızda ne kadar çok insan barındırırsanız bi o kadar yalnız ve mutsuz olursunuz onun  gönlü olsun , bunun gönlü olsun diyerek kendinizi bitirirsiniz benden nacizane bir tavsiye klasik olacak ama az insan çok huzur getiriyo gerçekten kendinizi çok yormayın şu üç günlük dünyada kimseyi kırmadan aynı zamanda da kendinizi yormadan mutlu yaşayın.
Şimdi burda tüm insanlara karşı güvencinizi kaybetmenizi istemem ama çok dikkatli olun o kadar kötü bir zamanda yaşıyoruz ki şaşırıyorum insanlara ,gerçekten  kendilerinden başka kimseyi mutlu görmek istemiyorlar siz mutsuz olunca onların keyiflerine diyecek yok ne diyebilirimki kişiliksizlik mi? ,karaktersizlik mi? bilemiyorum tek bişey biliyorum böyle kişiler için adım atmaya değmez sahteler çünkü , yapmacık samimiyetlere de sizin ihtiyacınız olmadığını düşünüyorum hayatta daha gerçek , huzur bulacağınız değerler var  gerçek huzuru yakalayın.Siz kötü duruma düştüğünüzde yada mutsuz olduğunuzda başınızda ahlanıp vahlanan  size bir dolu nasihat etmeye çalışan çok kişi olur çünkü dışarıdan konuşmak çok kolay ama mutlu olduğunuzda sanki kötü bir şey yapmışsınız gibi size tavır takınırlar mutsuz olun isterler onların görmek istedikleri çok farklıda sizin tek yaptığınız mutlu olmak bu yüzden dikkali olun siz siz olun  mutluluk sınırlarınıza girmek isteyenleri usulca hayatınızdan çıkarın kimseye yaranmaya çalışmayın , emin olabilirsiniz ki kafanızda kalbinizde çok daha rahat olacak.